ATEŞ DOST MU DÜŞMAN MI?

           

ATEŞ DOST MU, DÜŞMAN MI?
Eğer çocuklarınızda ateş varsa olasılıkla bir enfeksiyonla savaşıyor demektir. Unutmayınız ki ateşin kendisi bir hastalık değildir. Sadece hastalık işaretlerinden biridir.

  • Ateş tek başına çocuğunuzun antibiyotiğe ihtiyacı olduğunu göstermez.
  • Ateş genellikle tehlikesizdir ve çocuğunuzun enfeksiyon la savaşmasına yardım eder.
  • Çocuğunuzun bağışıklık sisteminin iyi çalıştığını ve vücudun enfeksiyonu kendiliğinden yenmeye çalıştığını gösterir.
  • Ateş düşünmenin amacı, ateşe neden olan hastalık bulunana kadar çocuğu rahat ettirmektir.
  • Kaç derecenin üzerinde ateş yüksek demektir?
  • Makattan 38 ºC üzeri
  • Kulaktan 38 ºC üzeri
  • Ağızdan 37,5 ºC üzeri

 Ateşi daha iyi anlayabilmek için ateş hakkındaki bilgilenmek gerekir:

Çoğu ateş çocuk için yararlıdır ve vücudun enfeksiyonla savaşmasına yardım eder.

 37.5-39 ºC : Hafif ateş (Yararlıdır). Ateşi bu seviyede tutmak iyidir.

39-40 ºC : Orta dereceli ateş (Yararlıdır).

40 ºC : Yüksek ateş (Rahatsızlık verici ama zararsızdır).

40.6 ºC üzeri: Yüksek ateş (Ciddi enfeksiyon göstergesidir).

42 ºC üzeri : Çok yüksek ateş (Ateşin kendisi tehlikeli olabilir).

            Enfeksiyonların yol açtığı ateş beyin hasarına yol açmaz. Sadece 42 ºC üzeri ateş beyin hasarına yol açabilir ve bu derecede yüksek ateş ancak sıcak çarpmasında (örneğin çok sıcak havada kapı ve camları kapalı bir arabada bırakılan çocuk) meydana gelir.

            Her çocuk belirli bir derece üzerinde ateşli havale geçirebilir. Diye bir şart yoktur. Ateşli havale çocukların sadece % 4′ünde görülebilir.

            Ateşli havalelerin görünümü korkutucudur. Ancak çoğu 5 dakika veya daha kısa sürede durur. Kalıcı hasarlar yapmaz. Ateşli havale geçiren çocukta gelişme geriliği, sakatlık, öğrenme güçlüğü veya beyin hasarı olmaz.

                 Ateş eğer çocuğa rahatsızlık veriyorsa tedavi edilir. Bu genellikle 39 ºC’nin üzerinde olur.

            Beyinde bulunan termostat nedeni ile enfeksiyona bağlı ateş en fazla 40,6 – 41 ºC’ye çıkar.

            Eğer ateş yüksekse nedeni çok ciddi olabilir de olmayabilir de. Önemli olan çocuğun nasıl göründüğüdür. Eğer çocuk çok hasta görünüyorsa ateşe neden olan hastalığın araştırmalıdır.

            Vücut sıcaklığı, hastalıkların teşhisi ve tedavisinin takibinde büyük önem taşır ve bunun için de doğru ölçülmesi gerekir. Vücut sıcaklığının 38 derecenin üzerinde olması “yüksek ateş” veya kısaca “ateş”, 36 derecenin altında ise “hipotermi” olarak adlandırılır.

Ateşin belirtileri

               Hastalar ateşi oldukça farklı şekillerde algılarlar. Bazıları yüksek ateşleri olduğu halde bunun farkında bile değillerdir. Bazıları ise hafif ateş yükselmelerinden bile ileri derecede rahatsızlık duyarlar.

Bir kısım hasta, ateşten değil, ona eşlik eden baş ağrısı, yaygın kas ve eklem ağrıları, iştahsızlık, halsizlik ve uyku hâli gibi belirtilerden daha çok yakınır. Vücut ısısının yükselmesi vücudumuzda uyku halinde bulunan herpes virüsünü aktive ederek dudaklarda uçuklara sebep olabilir.

               Üşüme ve titreme

               Isı ayarlama merkezinin yeni ayarı ile kanın ısısı arasındaki uygunsuzluk sonucudur.

Üşüme hissi, kanın ısısı bu yeni değere ulaşıncaya kadar devam eder. Üşüme, deride damarların büzüşmesi ve ürperme ile beraberdir.

Bazı hastalarda aşırı derecede üşüme hissi ile birlikte titremeler de olur. Dişler birbirine çarpar, şiddetli kas kasılmaları oluşur. Bu durum dilimizde ‘zangır zangır titremek’ deyimi ile ifade edilir. Amaç, kaslarda ısı oluşumunu artırarak kanın daha fazla ısınmasını sağlamaktır.

 

 

 

Terleme

Isı kaybettiren mekanizmaların aktivasyonu ile meydana gelir. Bu, ya ateş düşürücü ilaç alınmasına veya ateşi doğuran uyarıların ortadan kalkmasına bağlıdır. Tüberkülozlu hastalar ateşten çok, özellikle geceleri artan terlemeden şikâyetçidirler.

               Bilinç değişiklikleri ve havale

               Ateşin bilinç üzerine olan etkileri küçük çocuklar ve çok yaşlılar ile bunama, karaciğer veya böbrek yetersizliği olanlarda daha fazla görülür. Bebeklerdeki havalelere hastalığın başlangıç döneminde ve 40 derece üzerindeki ateşlerde daha çok rastlanır.

Ateş, bir hastalık değil “hastalık belirtisi” dir; dolayısıyla teşhis ve tedavi edilmesi gereken de ateşe yol açan hastalıktır. Ateşe sebep olan hastalığın ne olduğu bilinmeden ateşin düşürülmesi altta yatan hastalığın teşhisin güçleşmesine ve ilerlemesine yol açabilir. Ateşin yüksekliği yanında eşlik eden diğer belirtiler de çok önemlidir. Prof. Dr. Ahmet Rasim Kucukusta, Dr. Ertuğrul Güler den alıntıdır.

 

               Ateşli nöbet geçiren çocuklar için ilk öneri, hasta oldukları hissedildiğinde, ateşlendiklerinde ateşlerini ölçmek, gerekli görülürse ateş düşürücü ilaç verip, üzerindekileri inceltmek olmalıdır. Ateş düşürücü ilacın etkisinin 1 saatten önce başlamayacağı ve tam etkisinin ise 3-4 saatin sonunda ortaya çıkacağı bilinerek telaşlanmamalıdır. Ateş düşürücü verdikten sonra eğer ateş 38.5-39 civarına ulaşıyorsa ılık suyla vücuduna kompres yapmak ateşin düşmesine yardımcı olacaktır. Ateşi yüksek olan çocuğun su kaybının fazla olacağı, iştahının azalacağı akılda tutularak bol sıvı verilmeye çalışılmalı, yemek için ısrarcı olunmamalıdır.

               Çocukların vücut ısıları 37.2 dereceye kadar normal kabul edilir. Bunun üzerindeki ölçümlerde ateşli olduğunu düşünerek yakın takibi gerekir. Ancak en ufak ateşlenme durumunda endişeye kapılmak da doğru değildir. Her anne ve babanın, bakıcının ateş ölçümü konusunda bilgili olması gerekir.
               Alından ateş ölçmenin güvenilir olmadığını düşünüyorum, zira soğukla temas etmesi, ateş nedeniyle terleme veya yüzünün yıkanması nedeniyle alından ölçülen ateş düşük çıkabilir ve yüksek ateşin varlığı gözden kaçabilir.

               Ateşli nöbetler (febril konvulsiyon) vücut ısısının 38.5 derece ve üzerine çıktığı durumlarda görülmektedir. Ancak biraz ateşlendi diye telaşlanmak doğru olmaz. Zira ateşin yükselmesi vücutta gelişen koruyucu olayların da bir göstergesi olduğu için; hastanın genel durumu iyiyse, ağızdan güzel sıvı alıyorsa telaşlanmadan ateş takibi yapmak uygun olur.  

               Şunu da unutmamak gerekir ki,  iki yaşın altındaki çocuklarda yüksek ateşli bir enfeksiyon geliştiğinde sebebinin belirlenmesi ve tedavisi için hekimin görmesi uygun olur, bu yaş çocuklarda ciddi hastalıkların belirtileri tam olarak görülmeyebilir. Prof. Dr. Yavuz GÜRER Çocuk nöroloji

               Çocuklarda Ateş Yükselmesi

               Ateş, değişik hastalıklara karşı vücudun gösterdiği bir cevaptır. Çocukta bir hastalığın geliştiğini gösteren bir bulgudur.

               Ateş, bir hastalığın birkaç bulgusundan biri olabileceği gibi, hastalığın tek bulgusu olarak da karşımıza çıkabilir. Ateşin en sık nedeni bakteri veya virüsler ile oluşan enfeksiyon hastalıklarıdır (gribal enfeksiyon, boğaz enfeksiyonu, idrar yolu enfeksiyonu gibi). Bunun dışında bebeklerin çok sarılması, çocukluk çağının romatizmal hastalıkları gibi başka nedenlere bağlı olarak da ateş görülebilir. Uzun süre güneş altında kalma da ateşin yükselmesine neden olabilir.  Yaygın inanışın aksine diş çıkarma çocuklarda yüksek ateşe neden olmaz. Anneler cildine dokunduklarında veya emzirirken çocuklarının ateşli olduğunu hissedebilirler. Çocuğun ateşli olduğu hissedildiğinde mutlaka vücut sıcaklığının termometre ile ölçülmesi gerekir. 38 derece ve üzerindeki ölçümler kesinlikle ateş olarak kabul edilmelidir. Ateş, bir yandan vücudun enfeksiyon hastalıklarına karşı mücadelesini kolaylaştırırken öbür yandan çocuğun konforunu azaltmaktadır. Tedavi gerekliliğini belirlemede daha önemli olan ateşin yükseklik derecesinden ziyade ateşli çocuğun genel görünümüdür. Yani hafif ateşli ama hasta görünümlü bir çocuk, yüksek ateşli ama keyfi yerinde bir çocuğa göre değerlendirme ve tedaviyi daha fazla hak eder. Genellikle ateşe eşlik eden başka bir bulgu da bulunur. Çoğu kez ateşli çocuklar herhangi bir şey yapılmadan evde takip edilebilir. Ancak aile ne zaman hekime başvurması gerektiğini bilmelidir.
Mutlaka acilen bir hekim tarafından değerlendirilmesi gereken ateşli çocukları şu şekilde sıralayabiliriz:
·        Yaşı 3 aydan küçük (iyi görünseler bile)
·        Hasta görünümlü (aşırı huzursuz-sürekli ağlayan, ağızdan bir şey yiyip içmeyen)
·        Tepki vermeyen, uyandırılamayan
·        Solunum zorluğu olan
·        39-40 derece üzerinde ateşi olan
·        Ateşli havale geçiren
·        Ateşi uzayan (4-5 günden fazla devam eden)
·        Önceden başka hastalığı olan(kalp hastalığı, kanser hastalığı gibi)
·        Ateşle birlikte cilt döküntüsü (kızarıklıklar) olan
Bunun dışında şu ateşli çocuklar da hekim tarafından değerlendirilmelidir:
·        İshali 2-3 gündür geçmeyen
·        1 günden fazla kusması devam eden
·        Boğaz-kulak ağrısı olan
·        İdrar yaparken ağrısı olan
               Çoğu anne-baba ateşin kendisinin zararlı olduğuna inanır. Hâlbuki ateş hastalığı kötüleştirmez. Yapılması gereken, ateşin nedenini bulmaktır. Ateş çoğu kez basit bir üst solunum yolu enfeksiyonunun bulgusu iken bazen menenjit gibi ağır bir hastalığın da belirtisi olabilir. Anne-babalar ateşin bir belirti olduğu, ateşin kendisinin bebeğe herhangi bir zararı olmadığı, hatta faydalı olabileceği, asıl önemli olanın ateşe neden olan hastalığı bulmak ve tedavi etmek olduğu konusunda bilgilendirilmeli ve ikna edilmelidir. Aksi taktirde ateş korkusu doktor doktor dolaşmaya, gereksiz tetkiklere ve gereksiz ilaç tedavilerine kapı açabilir.
               Ateşli her çocuğa ateş düşürücü ilaç vermek şart değildir. Ateş çocuğun konforunu bozuyor, çok halsiz düşürüyorsa veya çok yüksek ateşi varsa (40 derece ve üzeri) çocuğu rahatlatmak amacıyla ateş düşürücü vermek uygun olabilir. Ateş düşürücü verilse bile çocuğun enfeksiyon hastalığı yatışana kadar birkaç gün ateşin ara ara yükselebileceği unutulmamalıdır. Maalesef ateşi hala düşmedi diye muayene olduğu gün, ertesi gün, sabah akşam, günde iki kez, tekrar tekrar doktorlara gereksiz müracaatlara sıkça şahit oluyoruz (ateş fobisi !). Ayrıca şu da bilinmelidir ki, ateş düşürücü vermek sadece çocuğun rahatlamasına yol açar, hastalığın seyrini ve sonuçlarını etkilemez. Yani hastalık olumsuz bir sonuca yol açacaksa ateş düşürücü vermek bunun önüne geçemez. Ateş düşürücü vermek ateşli havalelerin tekrarlamasına da engel olamaz. Ateş düşürücü ilaçların aynı zamanda ağrı kesici etkisi de olduğundan çocuğun kendisini daha iyi hissetmesini sağlar. Ateş tedavisinde soğuk uygulama ya da banyo önerilmemektedir (soğuk uygulama sadece güneş çarpmalarında kullanılır). Soğuk uygulama ya da banyonun ateş düşürücüye ilave belirgin bir faydası yoktur ve çocuğun rahatsız olmasına neden olabilir. Alkol veya sirke ile soğutma kesinlikle yapılmamalıdır. Prof. Dr. Alpay ÇAKMAK

 

               Ateşli havaleler çok kısa sürdüğünden beyne zarar vermediği, “Ancak 30 dakikayı aşan bir nöbet beyinde hasara yol açabilir. Bu nedenle hekim gerekli görmediği sürece EEG çekimine gerek yoktur. Beyin görüntüleme tetkikleri de normalde gerekli değildir. Ancak hastanın özellikleri tipik bir ateşli havale durumuna uymuyorsa hekiminiz bu çekimi isteyebilir. Nöbet tekrarlama riski yüksek ve EEG bulgusu olan hastalarda nadiren ilaç tedavisi gerekebilir.” Çocuk Nörolojisi Uzmanı Dr. Aydan Angay,

 

 

 

 

 

 

 

Çocuklarda Yüksek Ateşe Dikkat

Prof. Dr. Metin KARABÖCÜOĞLU Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (Pediatri)
               Kış aylarında çocuklarda sık görülen yüksek ateş, anne babaları da oldukça endişelendirmektedir. Ateş, müdahale edilmediğinde ciddi tablolara neden olabilirken, bazen de önemli hastalıkların da belirtisi olabilir. Bu nedenle ateşin nasıl düşürüleceğinin bilinmesi ve vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerekmektedir. Memorial Şişli Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Metin Karaböcüoğlu, çocuklarda yüksek ateş ve dikkate dilmesi gerekenler hakkında anneleri uyardı.

Ateş En Uyarıcı Bulgudur

Yüksek ateş, çocuk sağlığında bir problem olduğunu ortaya çıkaran, aileyi hekime gidilmesi konusunda uyaran en gürültülü bulgudur. Ateş aslında, vücudun bağışıklık cevabıdır yani vücudun ateşi yükseltmesindeki amaç vücuda girmiş olan mikroorganizmaların çoğalmasını sınırlamaktır.

Vücudun Verdiği Sinyalleri Dikkate Alın

Ateş 39-40 derecenin üzerine çıktığında vücut aşırı enerji harcamaya başlar, kalp ve solunum sistemi daha hızlı çalışır. Vücut, kol ve bacaklardaki damarları büzüp bu bölgelere daha az kan gönderirken; beyin, kalp, karaciğer gibi organlara daha fazla kan gönderir. Vücut alacalı, mermerimsi bir görüntü alır, el- kol ve bacaklarda soğukluk olmasına rağmen gövdede yüksek sıcaklık görülür. Her ateş yükselmesinde paniklemek doğru değildir ancak 40 dereceyi geçen ateşte dikkat etmek gerekir.

Ateşin Farklı Nedenleri Olabilir

3-5 gün süren kısa süreli ateşin nedenleri arasında üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları, mide- bağırsak sisteminde ishal ve kusma ile görülen enfeksiyonlar, özellikle kız çocuklarda görülen idrar yolu enfeksiyonları sayılabilir. Zatürre, menenjit eklem ve kas iltihapları da ateşin daha ağır nedenleridir. Yüksek ateşin nedeni, yapılan ilk tetkiklerle ortaya konamadıysa ve bu durum 7-15 günden uzun sürdüyse; tüberküloz, malta humması ve tifo gibi hastalıklar, eklem iltihapları, kalbin iç kısmındaki zarın iltihapları ve birtakım kanser tiplerine dair ihtimaller göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu Uyarıları Dikkate Alın!

  • Hemen telaşa kapılıp panik yapmayın. Çocuğunuza panik halinde yanlış tedaviler uygulayabilirsiniz.
  • Ateşli çocuğun üzerini örtmek tamamıyla yanlış bir uygulamadır. Çocuğun havale geçirmesine dahi sebep olabilir. Üzerini örtmek yerine odanın ısısını düşürmelisiniz.
  • 38 -38,5 derece ateş normal olarak kabul edilmekte. Çocuğun ateşi 39 dereceyi buluyorsa, ateşe öksürük, kusma ve ishal de ekleniyorsa, hemen doktora başvurmalısınız.
  • İçine aspirin ezilmiş soğuk ve sirkeli suya batırılmış bezlerle alnına, koltuk altlarına baskı uygulamayın. Tamamıyla yanlış olan bu geleneksel yöntem, çocukların ateşi vücudundan atmasını daha da zorlaştırıyor.
  • 38,5- 39 derecelerde, ateş düşürücü fitiller kullanılabilir. Fark edilmeyen durumlarda ya da ani ateş yükselmelerinde çocuğa başını dışarda bırakacak şekilde ılık bir duş aldırmanız doğru olacaktır. Bunların hiçbiri ateşi düşürmezse, uzmana başvurmanız gerekmektedir.

 

       SONUÇ: ATEŞ DURUMUNDA; TELAŞLANMAYIN, ATEŞ 38,5 GEÇMEDEN FİTİL VE İĞNE YAPTIRMAK HUSUSUNDA LÜTFEN ISRARCI OLMAYIN. ATEŞİ ÇOK DÜŞÜREREK VÜCUDUN SAVUNMA SİSTEMİNİ BOZMAYIN. AKSİ HALDE ÇOCUĞUNUZ SIK SIK HASTALANACAKTIR.